Diyabet Yönetimi - Günaydın Şekerim - Medical Park Diyabet Kliniği - Diyabet tedavisi, diabet, şeker hastalığı, şeker hastası, gestasyonel diyabet, GDM, insülin, diyabet tip 1, diyabet tip 2, glisemik, glukoz

Diyabet Yönetimi

Diyabet YönetimiGünümüzde diyabetin çaresi yoktur fakat etkili bir tedavi mevcuttur. Eğer uygun ilaçlara, bakım kalitesine ve iyi tıbbi tavsiyeye erişiminiz varsa aktif ve sağlıklı bir yaşam sürebilir ve komplikasyon geliştirme riskini azaltabilirsiniz.

Şeker hastalığında, diyet ve egzersizle kan şekeri kontrolü sağlanamayan Tip 2 diyabetik hastalarda ağızdan şeker düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar etkilerini farklı mekanizmalarla gösterirler. İlaç veya haplarla tedavi sadece Tip 2 diyabetli hastalarda uygulanır. Tip 1 seker hastalari insülin kullanmak zorundadır. Bununla birlikte pankreası ameliyatla alınmış hastalara ilaç (hap) verilemez, bu hastaların da insülin kullanmaları gerekir.

Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan hap şeklindeki ilaçlar genellikle düşük dozda başlanır ve kan şekerine göre uzman hekimlerin tavsiyesi doğrultusunda doz arttırılabilir.

Hastaların %10-20’sinde ilaç kullandığı halde kan şekeri yüksekliği görülebilir. Bu durum ilacı zamanında almamak, stres veya enfeksiyon oluşması nedeniyle gelişebildigi gibi, ilacın artık etki etmemeye başlaması veya pankreasdaki insülin salgılayan beta hücrelerinin azalması nedeniyle oluşur.

Tip 2 Diyabetli bir şeker hastasının tedavisine, öncelikle diyet ve egzersiz ile başlanır. Ancak buna rağmen kan şekeri düşmüyorsa veya kan şekeri yüksek ise ilaç tedavisine geçilir. Ağızdan alınan bu haplar kan şekerinin düşmesini sağlar.

Ağızdan alınan ilaçlar vücuttaki etkilerine göre bazi gruplara ayrılır. Bir grup ilaç, pankreas bezinden insülin üretimini artirirken diğer bir grup ilaç vücut tarafından yeterli derecede kullanılamayan insülinin kullanılmasını sağlar.

Uzman doktorunuz, şeker durumuna göre bu değişik gruplardaki ilaçlardan uygun olanını size reçete eder. Şeker ilaçları tek ilaç veya iki-üç ilaç kombinasyonu halinde verilebilir.

Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun yaptığı çalışmalarla dünyada 240 milyonun üstünde diyabetli hasta olduğu bilinmektedir. Son 15-20 yıldır diyabetli hasta sayısında daha önce öngörülen istatistik artışın çok ötesinde ciddi bir artış söz konusudur. 21. yüzyılın hızla gelişen ileri teknolojisinin insan hayatına getirdiği değişiklikler ile oluşan yeni yaşam tarzı hastalığın hızla yayılmasındaki en önemli etmenlerden biri. Önceleri Tip 2 diyabet sıklığındaki artış daha çok orta ve ileri yaşta görülürken, son dönemde daha genç erişkinlerde, hatta çocuklarda tip 2 diyabet sıklığının artığına dair birçok çalışma vardır. Bu nedenle önce WHO (Dünya Sağlık Örgütü ) daha sonra IDF (Uluslararası Diyabet Federasyonu) diyabeti birinci derecede mücadele edilmesi gereken bir hastalık olarak kabul etmektedir.

Şeker hastalığı vücudumuzdaki arter ve venleri etkileyebileceği için retinayı da etkileyebilir. Şeker hastalarında arter ve venlerin damar duvar yapısı bozularak kanamalara neden olur. Damar dışına olan sızıntılar ve kanamalar artarak görmeyi etkiler ve ileri evrelerde körlüğe neden olabilir.Diyabetli hastanın periyodik olarak göz kontrolleri gerekir.

İyi diyabet kontrolü kan şekeri seviyelerinizi mümkün olabildiğince normale yakın tutmak anlamına gelmektedir. Bu aşağıdakilerin kombinasyonuyla elde edilebilir:

Fiziksel Aktivite: haftanın çoğu günü, günde en az 30 dakikalık orta dereceli fiziksel aktivite hedefi (örn. hızlı yürüyüş, yüzme, bisiklete binme, dans etme).

Vücut ağırlığı: kilo kaybı insülin direncini, kan glikozunu ve yüksek lipit seviyelerini kısa vadeli olarak iyileştirir ve kan basıncını düşürür. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bunu idame ettirmek önemlidir.

Sağlıklı Beslenme: şeker ve doymuş yağ açısından zengin olan besinlerden kaçınmak ve alkol tüketimini sınırlamak.

Tütünden kaçınmak: tütün kullanımı diyabeti olan kişilerde daha fazla komplikasyonla ilişkilidir.
Diyabet YönetimiDiyabet YönetimiDiyabet Yönetimi